toplayıcılardan ne istiyoruz biz? (veya) toplayıcılar bizden ne istiyor?

Tüm bu video izlenimlerden sonra sormamız gereken bir soruyu, aşağıda bir bölümünü yayınladığımız metinde Sibel Yardımcı, 2007 yılında Siyahi Dergisi’nde sormuştu. Sibel Yardımcı’yı ve arkadaşlarını da bu mevzu üzerine soru sormaya iten ya da toplayıcılara soru sorma halini sorgulatan örneklerden biri de Ankara’da kağıtçılar hakkında yapmış olduğumuz bir belgeselmiş. 7 sene sonra hala aynı soruları sormaya biz de devam ediyorsak, bir nedeni olsa gerek, ya da aslında başka soruları toplayıcılara değil de kendimize ve çevremize sormaya başladığımız zamanlardayız. Bir sonraki metinde, kameranın çerçevesine girmeyen hallerimizden yola çıkarak kendimize sorduğumuz ve verdiğimiz /veremediğimiz cevapları paylaşmamız ve bu ayı bitirmemiz gerekiyor…

29 nisan 2014

artıkişler

Toplayıcılardan ne istiyoruz biz?

(veya) toplayıcılar bizden ne istiyor?

Toplayıcılar, kağıt, karton, kutu, cam, PET şişe ve diğer dönüştürülebilir malzemeleri toplayıp satarak geçinen kişiler.

Peki ya “biz”?

…..

Toplayıcıların nasıl bir iş yaptıkları hakkında düşünmeye, söylediklerini dinlemeye; onları çalışırken izlemeye, yazdıklarını okumaya, sanıyorum iki yıl önce başladık. Tanıdıklar ve tanıdıkların tanıdıkları üzerinden bir araya gelmiştik. Toplayıcıların yaşam ve çalışma koşulları konusunda iki ayaklı (İzmit’te ve İstanbul’da) bir araştırma yapılacaktı. Anketler hazırlandı, sorular sıralandı. Hangi mahallede kimlerin çalıştığını, kağıdın kilosunun kaça satıldığını hemencecik öğrendik. Ankara’daki toplayıcılar kooperatifleşmeye çalışıyormuş, tanıştık. Konuştuk, söyleştik. Bir baktık ki, önümüzden geçen her toplayıcı dikkatimizi çekmeye başlamış, neleri nasıl toplar, sırtında kaç kilo kağıt vardır, bakar olmuşuz.

Yine de kendimizin olmayan bir hayatı anlamak pek kolay değil. “Tarafsızlık” yanılsamasını çoktan bir kenara bırakmıştık ama “anlamak” bile, bütün “veriler” eldeyken bile, cepte sayılmamalı. Bunu bize hatırlatan Ankara’daki kağıtçılarla çekilmiş bir filmin bir sahnesi oldu. Belgeseli çeken arkadaş, iki toplayıcı çocukla konuşuyordu. Çocuklar (yanlış hatırlamıyorsam) Güneydoğulu. Belirli bir süre Ankara’da çalıştıktan sonra köye dönüyor, çok zayıf düştükleri için biraz dinleniyor, kilo alıyor, toparlanıyor ve yeniden büyük şehirlere geliyorlar. Kameraya da nerede, nasıl, günde kaç saat çalıştıklarını anlatıyorlar. Bir noktada iki çocuktan biri mikrofonu kapıp arkadaşına dönüyor ve şu soruyu soruyor: “Ankara’ya ilk geldiğinde kaç kiloydun, şimdi kaç kilosun?”

Biz aslında biliyoruz, toplayıcıların, özellikle küçük yaştakilerin, toparlanmak için dönem dönem köylerine döndüklerini. Ama işte soruyu bu şekilde sormak bizim aklımıza gelmiyor. Veriler eldeyken bile gelmiyor. Gelemez.

Bu yüzden aslında toplayıcılar kendi sorularını sorup kendi cevaplarını verebilsinler istiyoruz.

Bir ay kadar önce bizi bir haber programına konuk etmek istediler: “toplayıcılar” konusunda bir dosya hazırlanıyormuş. Bize doğru gelmedi. Biz toplayıcılar konusunda çalışan “uzmanlar” olmak istemezdik, mikrofon bize değil onlara uzatılmalıydı.

…..

Oysa biz istiyoruz ki, toplayıcılar küçük, önemsiz, görünmez hissetmesinler. Yazsınlar, çizsinler, söylesinler. Siyahî’nin bir sonraki sayısında toplayıcılar söyleşsin örneğin.

Biz de onları görelim, duyalım. Kendi tarifiyle “kağıt işçisi Kadir”e kulak verelim. Bir gün çöpü karıştırırken üst katlardan birisi torbadaki çöpünü Kadir’in kafasına atmış. “Göre göre, görmemiştir demeyin” diyor Kadir “BİZ DAHA GÖRÜLMEYECEK KADAR KÜÇÜLMEDİK”. Büyük harfler Kadir’e ait, benim değil, KATIK – geri dönüşüm işçileri gazetesi için yazmış.

Son bir parantez: Toplayıcılar bizden ne ister peki? Bugüne kadar konuştuklarımız içinde, kimse bizden bir şey istemedi açıkçası. Ne yapabiliriz, nasıl yapmalıyız, sorularına dolanan biz olduk. Dinlemiş, duymuş olmanın yüküyle doğrusunu nasıl yaparız kaygısı arasında sıkıştık. Çözüm mü? Şimdilik yazmaya devam.

Sibel Yardımcı / Siyahi Dergisi – Yaz 2007

alpertoplayıcılardan ne istiyoruz biz? (veya) toplayıcılar bizden ne istiyor?