İstiklal Caddesi (meydan’dan tünel’e)

Antikacılardaki “O eski evler…” sözünün yankısıyla Çukurcuma’dan ayrılmadan önce yol ağzındaki ahşap metruk bina tüm kasvetiyle beni durduruyor. Bir an oradan ayrılmak zor geliyor. Bir tarafında duvarına ilan yapıştıran genç, diğer tarafında çöp konteyneri ve konteynerin yanına atılmış kıyafetler, nesneler…Bina, taşıdığı anlamların yükünden yıkılacak neredeyse… Konteynerin ardında biri beliriyor bir süre sonra. Kamerayı kapatmak gerekiyor. Gördüğümü gösteriye dönüştürmeden bir anlam yükü de ben vurmayım bu kadrajda kalarak…

Binayı ardımda bırakıp birkaç adım atınca önümden biri geçiyor sırtında çuvalıyla. Çuvalın içindekiler kıyafetlere benziyor. Mevzu artığın izini sürmekse en iyisi bu çuvalın peşinden gitmek ve buralardan – bir süreliğine de olsa – uzak durmak…

Yokuş çıktıkça Beyoğlu dekoru poz veriyor. Ara sokaklardan İstiklal Caddesi’ne çıkıyoruz. Bu kez insan seli, taşınan bir çuvalın ardında poz veriyor. Cadde boyunca ilerliyorum çuvalı taşıyan abinin peşinde…

Antoni Muntadas’ın ‘Çeviri Üzerine: Açık Radyo’ vidyosunda Fırat Genç İstiklal Caddesi’ni şöyle tarif ediyor: “Sadece birlikte yaşamak, aman da ne kadar kardeşiz, yan yana yaşıyoruz demek değil… (İstanbul) o çarpışma alanlarının da, politik alanların da kalktığı bir yer. Taksim bunun çok iyi bir örneği. İstiklal Caddesi artık üstünde çatısı olmayan bir ‘shopping mall’ aslında. Bir alışveriş merkezi. İki tarafında güvenlik güçlerinin beklediği, kimin girip kimin çıkmadığının denetim altına alındığı, muhtemelen Zeytinburnu’ndan gelen çocuğun ya da Tarlabaşı’ndan gelen Kürt çocuğun, – şeytani imgelerle donatılmış o çocuğun – kapısından alınmadığı bir ‘shopping mall’ orası…”

‘Görüntü kirliliği yaratmamak’ gerekçesiyle kağıt toplayıcılarının İstiklal Caddesi’ne girişi belediye tarafından yasaklandı uzun süre önce. Belediye ile anlaşmalı özel bir firma, belediye logosuyla ve temiz araçlarıyla İstiklal Caddesi’nin ‘nitelikli atığını’ topluyor. 14 Şubat’ın plastik kalpleri caddeyi süslemiş, polisler normal mesaisinde Galatasaray Meydanı’nda. Tünel’e doğru zabıtanın izin verdiği yerlerde sokak müzisyenleri… Hepsinden sıyrılıp Suriye Pasajı’na giriyoruz. Çuvalı taşıyan abinin, benim, çuvalın ve içindeki eski elbiselerin yolculuğu şık bir ikinci el mağazasında sona eriyor.

5 nisan 2014

alper /artıkişler

alperİstiklal Caddesi (meydan’dan tünel’e)