Galatasaray Meydanı

Aslında niyetim, Galatasaray Meydanı’ndan Ömer Hayyam köprüsüne doğru, Tarlabaşı’na dokunmadan, cadde üzerinde alışveriş yaptığım ikinci el dükkanlarında dolaşmak ve burada çalışanlarla sohbet etmekti. Meydan’ın hemen yanındaki binanın yıkımı beni durdurdu. ‘Kirli duvar dokusu’ ismiyle internette pazarlanabilecek görsellerde dolu, elinde fotoğraf makinası ile orada gezinen birçok kişiyi ben dahil bir süre durduran heybetli bir yıkım gerçekleşiyordu Meydan’ın hemen yanında. Yıkımı gerçekleştiren işçiler ve çıkanları bekleyen hurdacılar ve toplayıcılarla birlikte beklemeye başladık. Bu yıkımı ‘resmen’ gerçekleştiren amcanın anlattığına göre Meydan’ın hemen yanındaki İngiliz Konsolosluğu’nda 2003’te yaşanan patlama sonucu ağır hasar gören binanın yıkımıymış.

Bir süre sonra Topçekerler Sokağı’nda tanıştığımız toplayıcı abi ile karşılaştık. Ömer Hayyam caddesine inecek gücüm kalmamıştı. Onun rotasını takip ederek Meydan’ı geçtik. 472 haftadır her cumartesi Meydan’da toplaşmaya başlayan kalabalığın içinden geçip ilerledik. Bir süre sonra PTT ofisinin ek binasının yenilemesini yapan işçiler toplayıcı abiyi durdurdu. Binadaki atık kağıtları el birliği ile abinin çuvalına koydular. Caddenin sonuna geldiğimizde devam edemedim. 472 haftadır bekleyenlerin yanına gitmek istedim. Geri dönüşüm, bu kısacık mesafede çok ağır bir yüke dönüştü. Başladığım yere geri döndüm. Bina neredeyse boşaltılmıştı. Yıkım kamyona yüklenirken önümden bir Cumartesi Annesi geçti Tarlabaşı yönüne doğru… Herşey 2 saatte gerçekleşti.

10 nisan 2014

alper / artıkişler

alperGalatasaray Meydanı