fft16_mf2226178

Radikal: “Atık İşleri Topluluğu görev başında”

http://www.radikal.com.tr/hayat/atik_isleri_toplulugu_gorev_basinda-1196663
Konteynıra attığınız çöpe ne oluyor? İstanbul’da üretilen günde 20 ton atığın hikayesi, Karaköy’deki Depo’da sergileniyor.

Haber: ECE ÇELİK ece.celikis@gmail.com /

İstanbul ’da yaşayan bir insan günlük ortalama 1 kilodan fazla artık üretiyor. Bu şehirde insanlar her gün yaklaşık 20 bin ton artık üretiyorlar. Çöplerimizi torbaya koyduktan sonra ağzını bağlıyoruz. Bir konteynırın içine fırlatıyoruz. Peki sonra? Bugünlerde Karaköy’de bulunan Depo’da bu soruya yanıt arayan bir sergi yer alıyor. ‘İstanbul’un Artığı’ sergisi sokağa atılan, bırakılan atığı fotoğraf ve video kamerasıyla takip ederek atık toplayıcılarının gündelik yaşamlarına giriyor. Bağımsız video ve fotoğraf çalışmaları yapan ‘Artık İşler’ grubunun bir işi olan İstanbul’un Artığı Beyoğlu ve Ümraniye’deki artık toplayıcılarının peşine düşüyor. ‘Artık nedir ve nasıl oluşur’ sorusuyla yola çıkan sergi izleyiciyi kentsel dönüşüm, çocuk işçi emeği, etnik kimlik, göç gibi konularda düşünmeye itiyor.

fft16_mf2226164

‘İstanbul’un Artığı’ Artık İşler grubunun ilk işi değil. Gruptan Alper Şen artık meselesine olan ilgilerinin 2001’de başladığını anlatıyor. Ankara’da kağıt toplayıcılarıyla ilgili bir belgesel yapma planıyla yola çıkan Şen konuyla ilgili kağıt toplayıcılarıyla konuştuğunun beşinci dakikasında bir buzdağına çarptıklarını anlatıyor. Kağıt toplayıcılarının hepsinin Hakkari’de asker tarafından köyleri yakılmış insanlar olduğunu öğrenen Şen “Oradaki esas meselenin kâğıt toplayıcılığı değil Kürt sorunu olduğunu gördük ve aslında ortada belgesel çekecek ilginç bir konu yoktu gerçekten üzücü bir konu vardı” diyor. Alper Şen ve arkadaşları Ankara’daki kağıt toplayıcılarının hikâyelerini öğrendikçe konuyu başka bir şekilde ele almaya başlamışlar. Konuyla ilgili hem belgeseller çekmişler hem de hikâyeleri ‘Ateş ve Düğün’ adında sergide toplamışlar. ‘Ateş ve Düğün’ sergisinin adını aldığı hikâye epey çarpıcı: “Ankara’daki kağıt toplayıcılarının hem atık kağıtları topladıkları iki futbol sahası büyüklüğünde bir alan vardı. Kağıt toplayıcıları aynı zamanda düğünlerini de burada gerçekleştiriyorlardı. Belediye seçimlerinden sonra artık bu işin Belediye’ye bağlı bir kurum tarafından yapılacağını gerekçesiyle alanı boşaltmak istediler. Kağıt toplayıcıları da bunu kabul ederek belediyeden halihazırdaki kağıtları başka bir yere toplamak için iki üç gün süre istediler. Kağıt toplayıcılarının topladığı kağıtlara el koymak isteyen belediye onlara bu süreyi vermedi. Kağıt toplayıcıları da hem çalıştıkları hem de düğünlerini yaptıkları o alanı ateşe vererek emeklerini belediyeye yedirmedi”

Ankara’nın artık hikayesinin ardından İstanbul’daki hikayeye dönen ekip bunu İstanbul’a ziyarete gelerek başarılabilecek bir şey olmadığını görmüş. Artıkla ilgili bir şey yapmanın ancak o mekana girerek kendinin de dönüşmesiyle gerçekleşebileceğine inanan Şen “İstanbul’a geldiğimizde buradaki meselenin Ankara’daki kadar homojen olmadığını gördük, burada çok katmanlı bir hikaye var” diyor. İstanbul’da toplayıcıların yaşadığı sorunları dile getirerek, bir çevre sorununun ardında kalan emek ve çalışma güvenliği sorunlarını anlatma niyetiyle yola çıktıklarını söyleyen Şen ve arkadaşları İstanbul’un ve görünürlüğün merkezi olan Beyoğlu ile bundan 10-20 yıl önce şehrin çeperinde kalan ve 1993 yılındaki çöp dağının patlaması sonucu ölen 39 kişinin hatırasının hala canlı olduğu Ümraniye’de toplayıcıların yaşadıkları sorunları anlatan 12 video yapmayı planlamışlar. Şen, “Zamanla yapmayı amaçladığımız videolar ve anlatmayı umduğumuz hikayelerin içeriği ve sayısı değişti, yapmayı planladığımız bu çalışmaya dair algımızın değiştiği gibi…”

fft16_mf2226163

Artık işi yapan insanlar arasında İstanbul’da Kürtlerden Romenlere ve son aylarda Suriyelilere uzanan farklı bir dağılım söz konusu. Sergide yer alan videolar artığın elimizden çıktığı andan itibaren farklı mekanlardan ve işlemlerden geçerek çöp merkezlerine ulaşan bir yolculuğu anlatılıyor. Bunu yaparken kamera bazen Taksim’de bir kağıt toplayıcısının peşine düşüyor bazen de kağıt balyalarının toplandığı merkezlere giriyor. Alper Şen Taksim’de kağıt toplayıcılarının yaşadıklarını Taksim’de kendilerine konulmuş bir yasaklar anlatıyor. Kağıt toplayıcıları ancak akşam belli bir saatten sonra çalışabildiklerini anlatıyor. Sebebi ise turistik bölgelerde kağıt toplayıcılarının ‘görüntü kirliliği’ oluşturması. Şen, atık işinin hem çok zahmetli ancak aynı zamanda para eden bir alan olduğu için pek çok rant kavgasının da yaşandığını ekliyor.
İstanbul’un artığı sergisi sadece kağıt atıklarının hikayesini anlatmıyor. Sergide atık olarak adlandırılan pek çok obje ile ilgili çalışmalar var. Örneğin ikinci el dükkanları, antikacılar, hurdacılar. Bir video hurdacı ile birlikte sokaklar arasında gezerken bir diğer video şaşaalı eşyaların satıldığı bir ikinci el dükkanında dükkan sahibi ile sohbet ediyor.

fft16_mf2226177

Serginin ilgi çeken videolarından biri de Kadıköy’de eski, kullanılmayan bir evin işgal edildiği anı anlatıyor. Alper Şen “Aslında her şey ama her şey zamanla artık haline dönüşebiliyor. Bir evin bile bir şekilde artık haline geldiğini görünce bu videoyu sergiye dahil ettik” diye konuşuyor. Artık İşler grubu yaptıkları çalışmaları bloglarında paylaşıyorlar. ‘İstanbul’un Artığı’ sergisini 14 Haziran’a kadar görmek mümkün. Sergideki bazı işlere göz atmak içinse http://istanbulunartigi.tumblr.com/ adresine bakılabilir.

adminartikRadikal: “Atık İşleri Topluluğu görev başında”

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir